Her şey bedenine saygı duymakla başlıyor

Çağdaş bir toplum içinde yaşıyorsanız eğer, henüz ilkokul sıralarındayken öğretilen ilk konu, “çevrenizdekilere saygı duyun” olacaktır. Bir başkasının hakkını yemeyin, onun bireysel özgürlüklerine saygı duyun ve sınırlarınızı iyi bilin. Bu konu, “sana yapılmasını istemediğini, bir başkasına yapma” felsefesine kadar uzanır. Peki, neden okullarda özellikle çağdaş toplum düzeyindeki eğitim kurumlarında, bu minicik yavrulara öncelikle bedenine duyması gereken saygıdan söz edilmez?

İşte aslında hemen her gün kliniklerimde beraberce sorunlarına eğildiğimiz hastalarımın temel problemi, bu özsaygı konusunda yetersiz kalmalarıdır. Bedenini hiçe sayarak, yıllarca yaşamış, güzelliğinin kaybolduğunu anladığında ise, artık geri dönüşü olmayan süreçlere girmiştir. Kısaca bana göre özsaygı, çocuk yaşlarda öncelikle bedenine saygı göstermesi ve ona iyi bakması gerektiğinin aşılanmasıyla oluşuyor.

Özsaygı ve Güzellik İlişkisi

Estetik operasyonların tamamının altında bu içgüdü yatar. Özsaygısı tam olarak yetiştirilmiş bireyler, yaşı kaç olursa olsun, bedenlerinin herhangi bir yerindeki deformasyonu ya da sorunu tespit ettiğinde, estetik cerrahiden yardım almaya çekinmezler. Dünyanın birçok ülkesinden, farklı kültürlerden gelen pek çok hastam oluyor. Onlarla sohbetimiz sırasında bu özsaygının gerçek anlamda bizim ülkemiz insanlarından çok fazla olduğunu fark ediyorum. Bedenine bakmış, ergenlikle beraber cildinin ihtiyaç duyduğu her öğeyi iyi biliyor ve tatbik ediyor. Yaşadığı ülkenin hava koşullarına, cilt tipine göre kozmetik ürünlerden faydalanmış. Cilt bakımı, diyet ve egzersiz takvimini hiç aksatmadan yaşamış. İhtiyaç duyduğu anda ise, estetik cerrahiden yardım almaya kesinlikle çekinmiyor çünkü buna bir özsaygı meselesi gibi bakıyor. Tüm bu süreci yumuşak geçişlerle yaşadığı için uygulattığı hiçbir teknik ve ya operasyon göze batmıyor. Son derece doğal ve estetik duruyor.

Türk insanı, yaptırmayı planladığı herhangi bir estetik operasyona endişeyle bakarak, huzursuz oluyor, ikilem yaşıyor. Toplumdan çekiniyor, “ne derler” e çok fazla kafa yoruyor. İşte bu noktada bedenine saygı duymanın aslında bir görev olduğunu anlatmaya çabalıyoruz. Sen ne kadar mutluysan, başta çocukların ve ailen, sonrasında da bu toplum bir o kadar mutlu olacaktır. Güzelliği korumak bedenine saygı duymaktır ve elbette bu senin hayatına, senin hayatındaki diğer insanlara da etki edecek, bir silsile halinde daha huzurlu bireyler toplumunun oluşmasına fayda sağlayacaktır.

Şimdi düşünün, 40 yaşlarda hangi bayan, eline üniversite ya da ilk evlendiği zamanlarındaki fotoğrafları alıp, gençlik haline bakarak iç geçirmiyor? Oysaki her geçen yıl, olgunlaşmamızı, kültürel ve bilgi dağarcığı açısından yücelmemizi sağlar. Her geçen yıl üzerimizden toyluğu atmamıza, deniyim kazanarak, ailenin ve toplumun değeri, temeli ve vazgeçilmez bireyleri olmamıza vesile olur. Zamanın bedenimiz üzerinde bıraktığı izleri en naif geçişlerle sağladığımızda ise, eski fotoğraflar iç geçirmekten öte, ah keşkeler etmek yerine, sadece tatlı anılar olarak bakmamıza neden olacaktır.

Zamanın Kıymetini Bilin Güzelliğinizi Koruyun

Estetik cerrahi, geliştirilmiş yeni teknikler, ameliyatsız, neştersiz uygulamalar işte bu süreci en konforlu şekilde geçirmenize ve güzelliğinizi korumanıza yardımcı oluyor. Eğer siz şimdiden çocuklarınıza bedenine nasıl bakması gerektiğini öğretirseniz, zamanın kıymetini ve nasıl çabucak geçtiğini anlatırsanız, gelecek nesiller eminim ki, çok daha sağlıklı, özgüven sahibi toplumlar olarak ilerleyecektir. Lütfen güzelliğinizi genç yaşlarda korumaya alın, estetik uygulamalarla bu süreci uzatın. Yeni nesillere bunun bir özsaygı meselesi olduğunu aşılayın.

Çevreye, doğaya, beraber yaşadığımız topluma saygı duymamız gerektiğinin altını çizen eğitim kurumları, mutlaka müfredatlarına bu özsaygı felsefesini de almalı ve geleceğe güvenle bakan, kendinden emin bireyler yetiştirmenin ancak bu şekilde başarılabileceğini kavramalıdırlar.

Bedeninize ve ruhunuza iyi bakın!

ASK US!

What are you wondering about DoctorB

TOP