Liseden beri görüşmediğim bir arkadaşımla buluştum. Liseden sonra her birimiz bir yana savrulmuştuk. Ben evlenmeyi tercih ettim. İyi bir kısmetti, beyefendi, hali vakti yerinde bir memurdu. Çalışmadım, iki çocuk büyüttüm, şimdi boyuma geldiler.

Lise arkadaşımla görüşmeyeli yirmi yıldan fazla oldu. Onun da mutlu bir evliliği ve iki çocuğu olduğunu biliyordum. Buluşma zamanı yaklaşınca önce kuaföre gidip saçlarımı yaptırdım, hafif bir makyaj yaptım, çantamda o günlere ait bulduğum resimler, buluşma mekânına gittim. Masada beni bekliyordu, her zamanki gibi zarif, yumuşacık ses tonuyla selamladı beni ve kucaklaştık.

Arkadaşım hemen hemen aynıydı, pek az değişmişti. Yüzü, bedeni, elleri, cildi, tıpkı resimlerdeki gibi canlı, pürüzsüzdü ve her şeyden evvel mutlu görünüyordu. İçimde garip bir çekememezlik, kendime kızma hali beliriverdi. Liseden sınıf arkadaşıydık ama o sanki zamanı o yıllarda durdurmuştu, ben hızla yola devam etmiştim. Zeynep o zamanlar da hep dikkat ederdi kendine, çantasından el kremi eksik olmazdı. Nasıl bu kadar genç kalabildiğini sorduğumda ise, bana estetik cerrahinin nimetlerinden bahsetti. Yüzüne yaptırdığı uygulamalardan, diyetine dikkat edişinden, sporundan dem vurdu. O an içimden, “kısaca estetik mucizesisin!” diyerek hafif bir rahatlama yaşadım. Estetik yaptırıyordu, yoksa başka türlü zamanı durdurabilmesi mümkün değildi. İçimde beliren rahatlama duygusunun altında biraz alaycılık, çekemezlik, biraz da onu küçümseyen bir tavır vardı. Sonuçta benim bedenime neşter değmemişti, ben de yaptırsam, onun gibi zamanı durdurabilirdim. Ama ben estetiğe karşıydım!

Eve dönünce çırılçıplak soyundum ve aynanın karşısına geçtim. İki çocuk sonrası karnımda çatlaklar vardı, memelerim sarkıktı, formunu kaybetmiş bir popom vardı ve yüzümde inanılmaz sert bir ifadeyle kendimi süzüyordum. Hani nerde o iki saat evvel duyduğum estetiğe karşı olmanın gururu?

Sonrasında, estetiğe karşıyım ifadesinin altında bambaşka duygular olduğunu keşfettim. Magazin programlarında kendi yaşıtım ünlülerle kendimi kıyasladığımı, “aman canım onlar estetik yaptırıyor” düşüncesiyle kendimi rahatlattığımı fark ettim. Estetik operasyonlar sadece ünlüler ya da göz önünde olan insanlar için geçerli değildi, arkadaşım zamanı durdurmuştu. Artık kendimi saçma sapan şekilde avutmamın bir yararı yoktu. Çocuklarım evlenecek, torun torbaya karışacak, onları da sevip büyütecek, ardından suratıma eklenen yeni çizgilerle ölümü mü bekleyecektim? Hayat bitmişti, gençlik geçmişti. İşte o an 20 sene sonrasını düşünüp silkelenmeye karar verdim. Bu yüz, bu beden benimdi, hâlâ yapmadığım o kadar fazla şey vardı ki, bana, içimdeki enerjiye layık bir şekilde eşlik edecek bir bedene, yüze ihtiyacım vardı. Zeynep’i aradım ve bana yardımcı olmasını istedim.

Yüzüme Örümcek Ağı Estetiği ve yağ transferi yapıldı. Elbette lise yıllarımdaki gibi değilim ama şu bir gerçek ki, kırışıklıklarım azaldı, cildim gerildi. Gözlerim ortaya çıktı. Suratımdaki yorgun ve cansız ifade yerini canlı, mutlu ve huzurlu bir gülümseyişe bıraktı. Sanki eşim ilk yıllardaki gibi bakıyor bana, ilişkimiz bile daha bir sıcak hale geldi. Her şey bir yana, aynalara çok güzel bakar oldum. İleriki günlerde bedenime de yenilik kazandırmak ve zamanı 40’lı yaşlarda durdurmak istiyorum. Şimdi tek keşke dediğim şey, neden daha evvel bu bilinçle hareket etmediğim oluyor. Keşke estetiğe bakış açım daha evvel değişseydi ve ben zamanın getirdiği izlerle daha evvel oynayabilseydim.

ASK US!

What are you wondering about DoctorB

TOP