Bir sabah uyandım ve pencereden içeri süzülen ilkbahar güneşine doğru kocaman bir gülümseme yolladım. Nasıl güzel bir rüya görmüştüm, en sonunda yıllardır hayalini kurduğum karın germe ameliyatını olmuş ve aynada kendimi süzüyordum. Yatağımdan hiç çıkmadan hala rüyanın devam eden sarhoşluğuna kapılıp gitmeye devam ettim. İçeriden boğukta olsa çocukların ve eşimin sesi geliyordu. Her zamanki gibi erkenden kalkmış olmalılar diye düşündüm, eşim kahvaltı hazırlamıştır. Küçük kızım mama sandalyesindedir, büyük kızım ise krep diye tutturmuştur. Eşimi bu çıkmazdan kurtarmak için rüyanın yansımasını bir yana bırakıp, hareketlenmem gerektiğini düşündüm. Yorganı ayaklarımla itmeye çabalarken, karnımda inceden biz sızı hissettim. Ellerimle karnımı yokladığımda, hayatın tam ortasında, başrolünde, merkezinde olduğumu o an anlayıp, hıçkırarak ağlamaya başladım.

Eşim büyük bir heyecanla kapıyı açtı ve bana sarıldı. İnanamıyordum nasıl rüya olarak düşünebilmiştim ki, ben gerçekten karın germe ameliyatı olmuştum. Eşime hıçkırarak anlatmaya, rüya ile gerçeği nasıl karıştırdığımı açıklamaya çabaladım. Gözlerimden süzülen yaşları silen eşim beni yavaşça kaldırıp, banyoya soktu. Banyodaki boy aynasına baktık beraber, “evet tatlım, bak her şey bitti, bugün 5. gün ve çok iyisin!”.

Kahvaltı masasına oturdum ve kızım: “fıstık gibisin annem” diyerek boynuma atladı. Bugün hayatımın en güzel günü diye düşündüm o an. Eşimle göz göze geldik ve ben gerçekten bir kez daha doğmuş gibiydim.

Benim hikayem çok da enteresan değil aslında. Kızla oğlan üniversitede tanışır, evlenirler, ardı ardına 2 çocuk yaparlar. Kadın her kış kilo alan, yazın diyetlerle kilo veren, sporu çok sevmeyen, yemeğe çok düşkün ama bedenini de önemseyen bir tip. Çocukluğumdan beri bu hep böyle oldu. Ergenlikte başlayan kilo alıp verme serüvenim, ilk doğumla birlikte en üst seviyeye ulaştı. Kapılardan sığmaz hale gelip, doğuma girdim. Doğal olarak karnım Amazon nehrinin kollarını aratmayacak şekilde çatladı. Doğum sonrası ciddi bir rejim yaptım ardından 3 sene sonra tekrar hamile kaldım. Yine çok kilo aldım ve sonrasında müthiş bir azimle tekrar kilo verdim. Karnımdaki çatlaklardan ziyade bu sefer ne kadar egzersiz yapsam da toparlayamadığım, bir dil gibi önüme yığılan bir göbeğim oldu. Göbeğim içi boşalmış bir naylon torba gibi duruyordu. Ben bunu o kadar takıntı haline getirdim ki, denemediğim spor, kullanmadığım cihaz, girmediğim alet kalmadı. Ne yapsam fayda etmedi ve karın germe ameliyatını ciddi ciddi düşünmeye başladım.

Çok yakın bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine sizi bulmuştum. Ön görüşmeye eşimle birlikte gelmiştik ve eşimi kutlamış, bana destek olduğunu gördüğünüz için onu takdir etmiştiniz. Hakikaten sonradan düşününce, erkekler estetik operasyonlara, hatta eşlerinin yaptırmayı planladıkları estetik ameliyatlara hiç sıcak bakmıyorlar. Kadın bir doğurgan makine gibi sürekli aileyi büyütüyor, erkeğe hayatı boyunca yapamayacağı bir güzelliği veriyor ama erkek karısında oluşan deformasyonları göz ardı ediyor. Ya ilgisini kaybediyor, ya başka kadınlara yöneliyor. Kadın tarafından bakarsak eğer, ışık kapalıyken sevişmeler başlıyor, sürekli bitmek tükenmek bilmeyen, yorgunum, başım ağrıyor bahaneleri üretiliyor. Aslında bunun ardında yatan sadece ve sadece kadının artık kendi bedeninden utanma duygusudur. Erkekler bunu bir anlayabilseler keşke, ne baş ağrısı kalır, ne de “bugün git yarın belki” derdi.

Evet, haklıydınız, ben şanslı bir kadındım. Sonuna kadar, ameliyat olma fikrimin arkasında beni destekleyen, çocuklarım küçük olmasına rağmen beni cesaretlendiren ve bana sonsuz yardımcı bir eşe sahiptim.

Bu rüyayı 15 gün evvel, ameliyatımın 5. günü sabahı gördüm. Nedense bir anda kendime gelemedim. Gerçekle rüya birbirine girdi o anda. Güneş odamdan içeri doğru süzülürken, bunun bir rüya olduğunu sanmıştım. Rüyası bile güzel derken, gerçeğin tam ortasında buluverdim kendimi. Yatağın içinde ağlamaya başladığımda hala ya rüya ise, hala o sarkık, harita gibi göbeğe sahipsem çaresizliği yatıyordu benliğimde…

Dediğim gibi son derece basit bir hikayem var, hemen her kadının yaşayabileceği. Hastalara tek tavsiyem kesinlikle hayatlarını, bedenlerini ve güzelliklerini göz ardı etmemeleridir. İnanın hayal ettiğiniz beden çok uzaklarda değil, niyet edin ve harekete geçin.

ASK US!

What are you wondering about DoctorB

TOP