Okul yıllarında insanın fiziksel özellikleri lakaplarını da belirliyor. İşte o furyadan nasibini almışlardan birisiyim ben de. Adımın önüne “kepçe” lakabı takılırdı. Estetiğin hep kadınlar için geçerli olduğu düşünülür, özellikle Türk toplumunda erkek, fiziksel özelliklerinden ziyade karakteriyle tanımlanır, “adam gibi, yürekli, cesur, erkek adam” ifadeleri kullanılır erkekler için. İşte bu önyargı benim tam 27 sene kepçe kulaklarla yaşamama neden oldu.

Kendimi bildim bileli aynalarda kepçe kulaklarımı gördüm. 5-6 yaşlarımda, henüz bu durumun farkında değilken, farklılığımı yüzüme vuran arkadaşlarım sayesinde kulaklarımın normal olmadığını idrak ettim. Top oynamak için balkonumuzun altına gelen arkadaşlarım “Kepçeee” diye çağırırlardı beni. Her ne kadar takmıyor, bu durumdan şikâyet etmiyor gibi görünsem de, aslında içten içe, bu anormalliğimden nefret ettiğimi biliyordum. Fakat dış görünüş özellikle ergenlik döneminde insanın en çok sorun ettiği, sadece kendisinin değil çevresinin de en çok dikkat ettiği unsurdur. Lise yıllarım, ergenlik dönemim kepçe kulaklarım yüzünden dalga konusu olmama vesile oldu. Kısa saçın mecburi olduğu okul yıllarım, kulaklarımı saçlarımla kamufle edemeden geçti. Kızlarla arama girdi, özgüvenimi yerle bir etti.

17. yaşımın yaz tatilinde saçlarımı uzatmaya başladım ve tam on sene berberin kapısının önünden dahi geçmedim. Kepçe kulak lakabımın yerini bu sefer “uzun saçlı” ifadesi aldı. Üniversite yıllarımda da kulaklarım her zaman kızlarla arama girdi. Uzun saçlarımın altından bile çıkan kepçe kulaklarıma, bu sefer yüzyılın icadı Japon yapıştırıcısı koştu. Şaka yapmıyorum, uzun süre kulaklarımı arkaya doğru Japon yapıştırıcısı ile sabitledim.

Bilinçaltımda çocukluk yıllarımda dalga konusu olan kepçe kulaklarım beğenilmeme korkusuyla yaşamama neden oldu. Üniversite bitti ve askere çağrıldım. Askerlik demek, saçlarımın kesilmesi demekti. O yüzden master programına yazıldım, ardından doktora… Eminim çoğunuza komik gelen bu hikâye benim akademik kariyerimi ve kızlarla olan ilişkimi belirledi ve askere gidemememe neden oldu.

Bugün 27 yaşında bir yüksek mühendisim. Bir gün, üniversite sonrası yaptığım bunca bilimsel çalışma özgüvenime nasıl olur da fayda etmez diye düşünürken buldum kendimi. Neden bu kadar sorun haline getirdiğim kepçe kulaklarımın çaresine bakmıyordum, askerlikten kaçıyor, karşı cinse karşı çekingen davranıyor, saçlarımı uzatıyordum… Akıl alır gibi değildi. Her yolu denemiş ama nedense estetik operasyon fikrine hiçbir zaman sıcak bakmamıştım.

Bu gelgitleri yaşadığım bir dönemde ameliyatsız kepçe kulak estetiği diye geçen bir gazete haberiyle karşılaştım. Araştırmalarım Bülent Bey’e kadar getirdi beni. Yaptığı uygulamaları, tekniği ve videoları izledim ve sonrasında randevu aldım. Ön görüşmemizde de aynı ifadelerle sorunumu ve hayatımda bıraktığı izleri paylaştım. O gün Bülent Bey’in anlattıklarından anladığım şuydu: Benim gibi, bu sorunu yaşayan pek çok erkek vardı, bir tek ben değildim ve bunun bir çözümü vardı. Ebeveynlerin bu problemi ortadan kaldırabileceklerini, çocuklarına sağlıklı bir psikolojik süreç yaşamaları için çok küçük yaşlarda bile bu operasyonun yaptırılabileceğini öğrendim.

Kalan hayatımda, bu sorunla yaşamak istemiyordum. Lokal anestezi altında, ameliyatsız bir uygulama yapıldı. Ağrı, sızı ya da herhangi bir komplikasyon olmadan bu süreci atlattım. Okuyunca 2-3 dakikada biten bu kepçe kulak hikâyesi, dile kolay, tam 27 seneme mal oldu. Şimdi bir an evvel vatani görevimi yerine getirip yeni, kısa saçlı imajım ve lakapsız ismimle hayatıma devam etmek istiyorum.

ASK US!

What are you wondering about DoctorB

TOP